| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Güncel | Siyaset | Spor | Ekonomi | Medya | İz Bırakanlar | Foto Galeri | Videolar | Bugün: 9 Eylül 2010 | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
REKTÖRLÜK SEÇİMİ KOMEDİSİ
GÖRÜŞ HİLMİ TAŞKIN Rektörlük seçimi komedisi Öncelikle şunu ifade edeyim, kurucu rektörlük görevini tamamlamadan istifa eden ve emekli olan Prof. Dr. Osman Metin Öztürk’ün, bu tutumun nedenini anlayabilmiş değilim. Mutlaka kendince çok önemli bir nedeni olmalı ki görevinden çekildi. Acaba “Ergenekon” ile mi ilgili sorusu kafamda yanıtsız duruyor. Osman Metin Öztürk’ün, izinli olduğu dönemde yerine Prof. Dr. Aygün Attar vekâlet etti. İzin süresinin dolması ile de YÖK, Giresun Üniversitesi’ne vekil rektör olarak Prof. Dr. Halil İbrahim Bahar’ı görevlendirdi. Ve komedi bundan sonra başladı! Pek çok kişi şöyle düşündü. Belki de bu düşünce kulaklara fısıldandı. Prof. Dr. Halil İbrahim Bahar, rektörlük sözü aldığı için kısa sürecek vekâlet görevini kabul etti… Mantıklı olan da bu düşüncedir. Vekil rektör, icraatları ile de kalıcı olacak gibi işaret vermeye başladı. Kendi kadrosunu kurmak için kolları sıvadı. Atamaların, görevden almaların anlamı ve mesajı bu olsa gerek… Nitekim kısa süren vekâlet dönemi ve ilk icraatları sonrasında gerçekleştirilen rektörlük seçimlerinde, kullanılan 89 oyun 31’ini alarak birinci çıkması da; oy kullananların, “kazananın yanında olayım” anlayışı ile hareket ettiğinin göstergesidir. Kazananın yanında olmak düşüncesi aynı zamanda gelecekte bir beklentisi olmak anlamına da gelir! 31 oy almanın başkaca da bir izahı olamaz. Prof. Dr. Halil İbrahim Bahar, ilk etabı başarı ile vermiş ve YÖK’e giden listenin de ilk sırasına yerleşmişti. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. YÖK tam bir sürpriz yaptı. Çankaya’ya gönderilen listede en çok oyu kendisinin almasına rağmen adı dahi yoktu! Hatta ikinci sıradaki Prof. Dr. Mustafa Türkmen’in de adı Çankaya’ya gönderilmemişti! Ama Çankaya’ya gönderilen listeye sadece 2 oy alan Prof. Dr. Yılmaz Can gönderilmişti! Hatta kulislerde AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli’nin Prof. Dr. Can ile sınıf arkadaşı olduğu da konuşulmaya başlandı! Acaba bir siyasi etki mi oldu? İsmi çizilenler bir siyasi etki ile mi çizildi, yoksa YÖK’ün mülakatında mı elendi? Bu soru yanıtsız durmaktadır. Cumhurbaşkanı Gül’ün liste için YÖK’ten ‘izahat’ sorması üzerine; YÖK, liste için "YÖK Genel Kurulu'ndaki aday belirlemeye yönelik oylama süreci en az üniversitelerdeki öğretim üyelerinin yaptığı oylama ve seçim süreci kadar objektif, serbest irade ürünü ve saygı gösterilmeye layıktır." savunması ne kadar inandırıcı kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Bu arada gündeme düşen ve büyük medyanın da yer verdiği Prof. Dr. Halil İbrahim Bahar’ın açıklaması, YÖK’ün ‘izahat’ını yalanlar şekildedir. Prof. Dr. Bahar yaptığı açıklamada ; “Kimin rektör olacağı seçimler ve tercih sıralamasıyla değil Ankara Çukurambar'daki kafeteryalarda belli oluyor.” Sözleri ile siyasetin etkisine işaret etmektedir. Bu açıklamasının devamında ise, “…Sonuç olarak burada akademisyenlerin akademik tercihlerinin siyaset tarafından baltalandığını görüyoruz. Bunu kim yaptı derseniz hükümetin önemli isimlerinden birinin çok etkili olduğunu söyleyebilirim.” Sözleri ile de iktidarı YÖK’e baskı yapmak ve etkilemekle suçlamaktadır. Basında yer alan değerlendirmelere göre Prof. Dr. Bahar’ın işaret ettiği“...hükümetin önemli ismi…” İçişleri Bakanı Beşir Atalay’dır. Şimdi yanıtlanması gereken soru da şudur. Acaba listeler hazırlanırken YÖK üzerinde Canikli ile İçişleri Bakanı arasında bir işbirliği mi gerçekleştirildi? Bu açıklama YÖK tarafından beğenilmemiş olacak ki, Prof. Dr. Halil İbrahim Bahar vekâlet görevinden alındı ve yerine KTÜ’ de rektör başdanışmanı olan Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu atandı. Bahar’ın yapmış olduğu açıklama belki bir gerçeği işaret etmektedir ama iktidar ile YÖK tarafından hazmedilmesi olanaksız bir açıklamadır. Görevden alınmasında da o hazımsızlık etkili olmuştur. Giresun Üniversitesi’nde ki rektörlük seçimleri ile ilgili komediye dönüşen ve basına düşen son gelişme ise, 2 oy almasına karşın YÖK’ün Çankaya’ya sunduğu listeye üçüncü sıradan giren, Prof. Dr. Yılmaz Can’ın adaylıktan çekildiği açıklamasıdır. Bu çekilmede basında çıkan haberler kadar Cumhurbaşkanı Gül’ün tavrı da etkili olmuştur. YÖK bu gelişmeler üzerine GÜ’ de rektörlük seçiminin ileriki bir tarihte yenilenmesine karar verdi. Yani komediye dönüşen rektörlük seçimi konusu bir süre daha devam edecektir. Yeni vekil Prof. Dr. Bocutoğlu, medyaya düşen bilgilere göre aday olmama sözü vermiş. Bakalım sözünü tutacak mı? Sanırım Prof. Dr. Yılmaz Can bir daha aday olmaz. Bence Çukurambar’ı deşifre etmesi Prof. Dr. Halil İbrahim Bahar’ın da aday olmamasını gerektiriyor! Bakalım olacak mı? Olursa oy oranı ne olacak? YÖK ve siyaset kendisi ile ilgili ne tür bir tavır alacak bekleyip göreceğiz. Yeni isimler ortaya çıkmaz ise şanslı isimler Prof. Dr. Mustafa Türkmen ile Prof. Dr. Aygün Attar’dır. Prof.Dr Aygün Attar, uzmanlık alanı ile bölgemizi bekleyen tehdit ve tehlikeler de göz önüne alınarak desteklenmesi gerekir. Oy kullanmayacağıma göre tavrım ihsas-ı rey sayılmaz. Dilerim bu komedi bir an önce sona erer ve üniversitemizin yararına sonuçlanır.
Bu habere toplam 5 yorum yazılmıştır. Hilmi TAŞKIN
[ 13 Temmuz 2010, 21:01 ]
Sayın GÖÇMEZ;
Bu durum bile GÜ deki rektörlük seçimlerinin nasıl bir komediye dönüştürüldüğüne kanıttır. Ensar GÖÇMEZ
[ 13 Temmuz 2010, 14:35 ]
Sayın TAŞKIN,
Maalesef gazetelerde yazan "GÜ rektörlük seçimleri sil baştan" gibi haberler yanlıştır. Bir üniversitede rektörlük seçimlerinin yenilenebilmesi için bir önceki seçimde aday olan 6 adayın hepsinin adaylıktan çekilmesine bağlıdır. 6 adayın hepsi birden adaylıktan çekilmez ise YÖK'ün üniversitede seçim kararı alma yetkisi yoktur. Üzgünüm ki referans aldığınız gazetelerde kamuoyunu yanlış bilgilendirmektedir. Prof. Can adaylıktan çekildiği için YÖK ilk genel kurulunda Cumhurbaşkanlığına sunmak üzere 3 aday için oylama yapacaktır. olay bundan ibarettir. Saygılarımla Hilmi TAŞKIN
[ 12 Temmuz 2010, 17:39 ]
Adil Bey ve okurların dikkatine,
Bugün kimi gazetelere düşen bilgiye bakacak olursak; YÖK, GÜ için listeyi değil seçimleri yenileyecekmiş.29 Temmuz günü toplanarak yeni bir seçim takvimi belirleyecekmiş.Ancak YÖK, ismini çizdiği rektör adaylarının yeniden aday olmamaları konusunda şifahen bilgilendirileceklermiş! Ancak bu bilgilendirme aday olmaları konusunda hukuki bir engel oluşturmuyor.Ama aday olmaları halinde YÖK bu iki ismi Köşke sunmama eğilimde olduğunu ima etmektedir. Bu da demektir ki Ağustos ayında yeni adaylarında katılımı ile yni bir seçim süreci yaşanacak gibi görünüyor. |
GALERİHABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Ayaronline © 2010 Tüm Hakları Saklıdır. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||