|
Son dakika haberi bulunmamaktadır.
|
Künye |
|
|
| Anasayfa
| Güncel | Siyaset | Spor | Ekonomi | Medya | İz Bırakanlar |
Foto Galeri |
Videolar |
Bugün: 8 Eylül 2010 |
SAKLAMBAÇ
Yazar |
: Tülay Tatoz |
Yorum Sayısı |
: 1 |
Okunma |
: 299 |
Tarih |
: 01 Haziran 2010, 16:22 |
SAKLAMBAÇ Fırtına öncesi sessizlik olurmuş. Çok şükür memleketim sükûnet bulmuyor demek ki fırtına en azından şimdilik yok. Komik bir tespit gibi gelebilir ama maksadım tespitten ziyade teselli bulmak. Bardağın içindeki birkaç damla suyu görmek. Karamsar bir tablo çizmemeli evet, sadece bardakta birkaç damla su mu var? Ben birkaçını gördüm dahasını görmek sizin kabiliyetinize ve belki de hayal gücünüze bağlı… Beterini görünce kötüye iyi denir. Rabbim bu duruma iyi dedirtmesin. Metanetli ve iyimser olmak lazım her daim. Ama memleketimin üst üste acılarla sınandığı şu günlerde umutlar biraz daha loş hale geliyor. Canımızın acısı hafiflemeden bir yenisiyle körükleniyor yürek yangınımız. Ateş sadece düştüğü yeri yakıyor belki ama dumanı boğuyor dört bir tarafındakileri de… İçten bir kahkaha atabilenimizin olduğunu düşünemediğim gibi göremiyorum da. Yas tutmak, karalar bağlayıp oturmak değil maksat tabiî ki ama testide ne varsa dışına o sızıyor. Millet olarak ne çok zaferlere imza attık, şanlı tarihimizle nice destanlar yazdırdık ama bir şeyi yapmayı beceremedik tarih boyunca. Neyi mi beceremedik? ’ ’OYNAMAYI…’’ Evet, bizim beceremediğimizi kuyruklarını acıttıklarımız fazlasıyla becerdi. Onun için onlar kuyruk acısıyla kıvranırken bizde de evlat acısı dinmedi. Tarih tekerrür etti bu komplolarla. Biz hala öğrenemedik oyunun kurallarını. Çünkü hile olmadan oyun kazanılmıyor bu arenada. Çocukken saklambaç oynardık. İyi saklanan ve sinsi yaklaşan yakalanmazdı. Eğer tüm oyuncularda varsa bu vasıf ebe ebelikten kurtulamazdı. Stratejisi böyle olan bir oyundur saklambaç. Hatırladım nedense ve hatırlatayım dedim. Bu yazının amacı siyaset yapmak değildir. Zaten yazı sahibi zatımda beceremez siyaset yapmayı. Lakin o da tehlikeli bir oyundur oynamasını bilmeyene. Sadece daralan ruhum, acıyan kalbim duyarsız kalamadı ve yazmadan edemedi bu trajediyi. Mehmet Akif: ’’Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim, Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim! Adam aldırmada geç git, diyemem aldırırım.’’ Diyor ve benim bu durum karşısındaki duruşumu özetliyor… Hasılı Niye oldu, nasıl yaşandı bu dram izler görürüz ve okur öğreniriz önümüzdeki zamanlarda. Ancak anlık hislerle öfkelenerek fevri davranmamalıyız. Bize lazım olan uzun vadeli huzura kavuşturacak çözümler bulmak. Üç gün sonra hiçbir şey yaşanmamış gibi gündelik telaşlarımıza ve sefahatimize geri dönersek ebe olmaya devam ederiz. Niyetim intikam duygusu oluşturmak değil; yaşadığımız bu talihsiz olaylara duyarlılığımızın yerleşik olması. Sonuç olarak hani bir şarkıda ’’ Benim hala umudum var…’’ diyor ya benim de var. Yaratana olan imanım ve memleketimin güzel insanına olan inancımdır umudum… Rabbim bugünleri aratmasın diyor, huzurlu günler diliyorum…
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
 |
Yazarın Önceki Yazıları |
Son Haberler |
 |
|
|
|
|
|
Ayaronline © 2010 Tüm Hakları Saklıdır.
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi
|