GÖRÜŞ
HİLMİ TAŞKIN
hilmi.taskin@mynet.com
Tuhaflıklar…
Gazeteler yazdı. Yarın İtalya Komünist Partisi’nin yayın organı olan II Manifesto isimli gazete yeni bir yazara kavuşuyor!
Bu yazarın adı Abdullah Öcalan…
Öcalan, terör örgütü lideri olarak yargılandı ve ömür boyu ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. Cezasını da İmralı’da çekiyor.
O koşullarda İtalyan gazetesinde köşe yazarlığı yapacak.
Mustafa Balbay, “Ergenekon” adı verilen soruşturma kapsamında tutuklu. Tutukluluk süresi on ayı geçti!
Balbay, uzunca bir süre gazetesindeki köşe yazılarını yazamadı. Şimdi de ara sıra yazı yazabiliyor.
Biri tutuklu, diğeri ise mahkûm!
Birisi mesleği olan gazeteciliği yapmakta zorlanıyor. Diğeri ise uluslar arası bir köşe yazarı oluyor! Bu tuhaflığı anlamak gerçekten zor.
Aslında o kadar da zor değil. Anlayanlar kolayca anlıyor… İmralı’dan örgütü yönetebilen, DTP’ li vekillerin Sine-i Millet kararından dönmesini sağlayabilen güç, küresel planın gerçekleştirilebilmesi için yeni bir mevzi daha kazanmıştır.
II. Manifesto’da köşe yazarlığı ve oradan “yol haritasını” açıklamak…
***
Ömrü çeşitli partileri dolaşarak geçmiş, dönemsel olarak çeşitli partilerin milletvekilleri ile iyi ilişkiler kurmuş bir kişiyi, bulunmaz Hint kumaşı gibi baş tacı edeceksin. Demokratik bir yarış içinde ulaşamayacağı noktalara kadar onu, elinden tutup yükselteceksin. sonra da; “seninle yolumuzu ayırıyoruz” diyeceksin.
Siyasette vefa yok derler ya, işte size son örnek.
Acaba dün neden kıymetli idi?
Ne oldu da bugün gözden düştü?
Yoksa onu yönetemeyeceğinizi mi anladınız?
Ya da dere karşıya mı geçildi?
İsim vermedim ama herkes, kimlerden bahsedildiğini sanırım anlamıştır. Siyaset budur. Adam yeme sanatıdır!
Adam yiyeceksin ki önün açılsın.
İlçe ve il kongreleri sürecinde göreceğiz, kim kimi yemeye çalışıyor. Kim yem olacak. Ya da kimler siyasette yolunu açacak.
Keşke parti içi demokrasi gerçek anlamda olabilse de bu tuhaflıklar yaşanmasa…