GÖRÜŞ
HİLMİ TAŞKIN
hilmi.taskin@mynet.com
Yön tayini
Yabancı basında son günlerde yer alan habere bakacak olursak, “Türkiye doğuya yönelmiş”. İktidar çevrelerine bakacak olursak bu haber külliyen yalan!
Sanırım başbakanın son günlerde gerçekleştirdiği Pakistan ve İran ziyaretleri ile Suriye ile sınırların kaldırılması konusu batıda kuşkular yarattı.
Suriye ile sınırların kaldırılması ve İran ile sınır ticaretinde ortak paraya geçilmesi konusunda varılan mutabakatlar, başta ABD olmak üzere AB’nin büyük devletlerinin de bu gelişmeleri dikkatlice incelemelerine neden olmuşa benziyor.
Batılı devletler diye isimlendirdiğimiz devletlerin hepsi de ülkemize yönelik ekonomik ve siyasal çıkar hesapları içindedirler.
Bu bakımdan kendi kontrollerinde olan ülkemizi kaybetmek istemezler.
Zaten yıllardır ülkemizde siyasal iktidarları da o güçler bir şekilde belirlerler. Halk sandık başına belirlenmiş iktidarı meşrulaştırmaya gider!
Oy verdiği için sanır ki iktidarı kendisi belirledi…
Oysaki sandık başına gitmeden iradesi çeşitli yollar ile çoktan manipüle edilmiştir. Demokratik kültür ve siyasal bilinç eksikliği de gerçeği görmeye her zaman engel olur.
Batılı devletler kendi kontrollerinden çıkmaya çabalayan bir iktidarı da kolayca çeşitli yollar kullanarak iktidardan uzaklaştırabilir.
Yerine yeni alternatifler de koyabilir.
O nedenle iktidarın son günlerde doğuya yönelmesi, batıdan kopuyor anlamına gelmez. Çünkü iktidar batı ile göbekten bağlıdır.
O bağ zaten varlık sebebidir!
Ancak bir gerçek daha var ki. O gerçek ileriki günlerde daha belirgin olacak gibi görünüyor. Ülkemizde hiçbir iktidar iki dönemden fazla güçlü ve tek başına iktidar ol(a)mamıştır!
AKP iki dönem güçlü ve tek başına iktidar oldu. Bu dönem son dönemi olacaktır. Zaten son anketlerde ciddi düşüşleri gösteriyor.
Son “açılım” komedisi ve Habur ile Diyarbakır arasında yaşanan DTP-PKK imzalı gösteriler de ciddi oy kaybına neden olmuştur.
“Açlım” konusunun ertelenmesi de bu nedenledir.
Şimdi yaşanan durumu halka hazmettirmeye çalışacaklardır. Zaten “ hazmettire, hazmettire” ifadesini de kullanmışlardır.
Fakat iktidar ne kadar hazmettirmeye çalışsa da, ona destek veren küresel merkezler yeni siyasal arayışlara da başlamışlardır.
Yola yıpranmış bir iktidar ile gitmek yerine, yeni bir umut ile devam etmek düşüncesi taşımaktadırlar!
Bunun işaretleri görünmekte ancak belirginleşmesi için biraz daha zamana ihtiyaç vardır.
Ekonomik ve siyasal olarak batıya bağlanmış bir Türkiye kendi başına yön tayini yapamaz. Eloğlu yaptırmaz!
İktidara getirdiğinin diyetini ister ve alır…
Şimdi olduğu gibi.