| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Güncel | Siyaset | Spor | Ekonomi | Medya | İz Bırakanlar | Foto Galeri | Videolar | Bugün: 9 Eylül 2010 | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
ABC'MİZ ULUSAL BİRLİĞİMİZİN TEMELLERİNDENDİR
ABECEMİZ, ULUSAL BİRLİĞİMİZİN TEMELLERİNDEN BİRİSİDİR! Prof. Dr. Özer Ozankaya'dan alıntıdır. Bütün çağdaş ulusların imrendiği Türk abecesinde “q, x, w” harflerinin bulunmayışını özellikle Kürtçenin doğru yazılıp okunabilmesine engel diye sunmak, sömürgeci ABD/AB güdümündeki kışkırtmalardan bir başkasıdır. Sömürgecinin tüm kışkırtmalarını olduğu gibi, bunu da etkin biçimde çürütmek, ciddiye alınmayacağını anlayıp vazgeçinceye değin gerçekleri ondan daha kararlı ve inatçı biçimde dile getirmek gerekir. Bunu yapmaktan hiç hiç vazgeçmeyelim. Çünkü zaten “yaşam sürekli bir mücadeledir.” Özgürlük, bağımsızlık, ulusal birlik, yurt … gibi yüksek değerler, bir kez elde edildikten sonra içinde uykuya dalınacak yerler değil, uğruna hergün yeniden mücadele verilmesi gereken değerlerdir. Bunu bilirsek, dış ve iç sömürgecinin ve onların hizmetindeki kimi kitle yayın araçlarının saldırısını her an yenilgiye uğratacak güçlü ve çağdaş konumda bulunmanın yaşamın gereği olduğunu görür, hiç bunalmadan, tersine sömürgeciyi ve maşalarını yıldıracak kararlılıkla, gerçekleri ulusumuzun bilinç düzeyinde hazır tutmaya çalışarak, ulusal direncimizi hep yüksek düzeyde tutmuş olacağımızın huzurunu duyar, mücadele azmimizi de bilemiş oluruz. Şimdi gelelim abecemizde eksik harf bulunup bulunmadığı konusuna: 1) Önce belirtelim ki Türk abecesi: A) 80 yıldanberi halkın konuşma dili ile yasa, yönetim ve hukuk dili arasındaki uçurumları kaldırarak ve böylece toplum yaşamımızı demokratikleştirerek; B) Arapça dil ve yazısında doğa-üstü, büyülü bir güç olduğunu yüzlerce yıldanberi beyinlere şırınga C) Dilimizi söylendiği gibi yazma ve yazıldığı gibi okuma olanağını veren özelliği ile okur-yazarlığı olağanüstü kolaylaştırmakla, gerçek anlamda bilim, sanat, felsefe ve uygulayım üretmenin yollarını açarak … Tüm ulusumuz için en yüksek ve kalıcı ölçüde özgürleşme olanağını sağlamıştır. İşte özgürlük düşmanı, cehalet sürdürücüsü dış ve iç sömürgeci saldırganların, onların hizmetindeki kitle iletişim araçlarıyla yazar-söylerlerin Türk ulusuna yaraşır bulmadıkları, bir türlü “olur” demedikleri şey, tam da budur. 2) İkinci olarak Kürtçenin bu abeceyle doğru yazılıp okunamadığı savının gerçek dışılığını anlatalım: Neymiş? Kalın “K” ile ince “K”yı ayrı ayrı harflerle göstermek gerekiyormuş? Bunun için okunduğu gibi yazılmayan ve yazıldığı gibi okunmayan karmaşık Avrupa abecelerindeki “Q” harfini abecemize eklemeli imişiz! Neymiş? Üst dişlerin alt dudağa değdiği “V” sesi ile değmediği “V” sesini ayrı harflerle göstermeli, bunun için yine Avrupa’nın o karmaşık abecesindeki “W” harfini güzelim abecemize eklemeli imişiz! Neymiş? Arapça’da bolca bulunan ve gırtlaktan çıkarılan “Khı” sesini, Anadolu Türklüğü bin yıldanberi inceltip “H” harfiyle söyleyegelmiş olduğu halde, Arap gibi gırtlaktan çıkarmayı dayatırcasına, abecemize hem de “X” harfi biçiminde sokmalıymışız. Oysa: 1) Okunduğu gibi yazılan ve yazıldığı gibi okunan, bu yüzden dünyanın imrendiği Türk abecesi, örneğin “kesmek, küsmek” ve “kapamak, koşmak” sözcüklerindeki “k” için iki ayrı harf öngörmenin gereksizliğini doğru olarak görmüştür. Kendisinden sonra gelen sesli harfin kalın ya da ince oluşuna göre doğru olarak seslendirilebildiği ortadadır. Örneğin şu tümcedeki “kendisi” ve “kalın” sözcüklerini doğru okumama ya da yazmama olasılığı bulunmadığı açıktır. Arapça kökenli “Kadir” ve “Keşif” sözcükleri için de aynı şey geçerlidir. Tek “K”, olsa olsa Arapça sözcükler yerine Türkçe sözcükler kullanılmasını kolaylaştırmış, böylece Türk ulusunun bilim, yasa, yönetim, sanat … ını kendi diliyle, anlayarak, öğrenip yapmasına katkıda bulunmuştur. Arapçadaki üç ayrı “T”nin, dört değişik “Z”nin … yerine Türkçenin gereği olarak birer harf konmasının da aynı katkıyı yapışı gibi. Acaba abecemize Arapça sözcüklerdeki “ze, zal, zı ve zat” selerini karşılayacak harfler konmasını neden istemiyorlar? Yoksa şimdilik mi bu kadar? 2) Türkçe için hiç söz konusu olmayan ‘üst dişlerin alt dudağa değmediği “v”ler’ için, örneğin “vali” ve “vergi” sözcüklerinin doğru okunması bakımından abecemize “v”dışında “çift v” (w) koymaya gerek olmadığı da açıktır. Zaten Osmanlıca (yani Arap) abecesinde de böyle ikinci bir « v » harfi bulunmamaktadır. 3) Yine Türkçeye de Kürtçeye de giren özellikle Arapça sözcükler bakımından sözkonusu olan ve gırtlaktan çıkarılan “khı” sesini (bunu “kh”yerine “x” ile yazmanın anlamsız ve yanlış oluşu da ayrı!) Türk halkı bin yıldanberi incelterek “h” harfiyle karşılamıştır. Türkçe konuşurken “khıdır” yerine “hıdır”, “kharab” yerine “harab”, “khalis” yerine “halis”, “khoş” yerine “hoş” dediğimizde hiçbir anlam yitimi, hiçbir anlama güçlüğü söz konusu olmamaktadır. Ama gırtlaktan çıkarılan seslerin bir dili kaba-saba yaptığını, kendi anadili olan Hollandaca için Joseph Luns’un nasıl yana-yakıla anlattığını, bu yüzden hep İngilizce konuşmayı yeğlediğini söylediğini anımsayalım. Türkçenin ise dünya dilleri içinde en güzel-tınılı dillerden biri sayıldığını gözönünde tutalım. « X » ve « W » harflerinin abecemize sokulmak istenmesi, ulusumuzun kendine, birliğine olan güvenini yıkmaya yönelik bir psikolojik saldırı da olabilir. ABD ve AB sömürgenlerinin amacı, tüm ulustaşlarımızın birlik, kardeşlik ve dirliğinin çimentosu olan Atatürk Cumhuriyeti kurumlarına saldırmak olduğu için, her türlü yalancılığa ve kışkırtmacılığa baş vurmaktadırlar. Abecemize saldırıları da bu bağlamdadır. Onlara diyoruz ki: “Sizin her saldırınızdan, ulus olarak birliğimizi daha da güçlendirerek çıkacağız. Siz en kötüyü yapacaksınız. Yani başaramayacaksınız. Biz elimizden gelen en iyiyi yapacağız. Yani başaracağız. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti, tümüyle uygar insanlığa örnek olacak değerde bir Uygarlık Tasarımı üzerine kuruludur.”
|
GALERİHABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Ayaronline © 2010 Tüm Hakları Saklıdır. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||