GÖRÜŞ
HİLMİ TAŞKIN
hilmi.taskin@mynet.com
Şifreli sözler
İsteyen O zaman Dışişleri Bakanı olan Sayın Gül’ün, 2003 yılında dönemin ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ile imzaladığı anlaşmanın maddelerini bir kez daha dikkatlice okusun.
O günden bu güne iktidar için, anlaşmanın tam bir “yol haritası” olduğu görülecektir.
Gül-Powell Anlaşması ile çizilen “yol haritası” eksiksiz uygulanmaktadır. Son günlerde sözü edilen “demokratik açılım” söyleminin de ve o “açılım” ile neyin amaçlandığına dair ipuçları da o belgede vardır!
O belge TBMM’ye getiril(e)medi…
Şimdi terör örgütü lideri de bir “yol haritası” açıklayacakmış. 15 Ağustos günü açıklanacağı söylendi. Açıklama gelmedi. 19 Ağustos gününe ertelenmiş.
Neden acaba?..
Oysaki terör örgütü lideri, günler öncesinden “yol haritası” için tarih vermişti. O tarihin açıklanması sonrasında iktidar, acele ile içeriğinin ne olduğu bilinmeyen bir “demokratik açılım” süreci başlatmıştı.
İktidar ipleri elden kaçırmama telaşı içine düşmüştü…
“Yol haritası” ile “demokratik açılım” söylemlerinin içeriği nedir? Kamuoyu henüz bilgi sahibi değil. Başbakan partisinin kuruluş yıldönümü resepsiyonunda, yılbaşından önce “demokratik açılım” konusunda neler yapılabileceğinin netleşeceğini ifade etti. “Yol haritası” ise Çarşamba günü servis edilecek!
Yılbaşına daha çok var. Ancak içerik hakkında ipuçları da ortaya çıkıyor. İlk ipucu yer isimleri konusunda oldu.
Demek ki iktidar eski yer isimlerinin geri verilmesini düşünüyor.
Cumhurbaşkanı Gül’ün Güroymak ilçesi halkına “Norşin’liler” diye hitap etmesi ile süreç başlatıldı. Bu sözden sonra ikinci adım Başbakan’dan geldi. Başbakan kendi doğduğu ilçe olan Güneysu için “Potamya” dedi…
Zaman Gazetesi Yazarı eski ülkücü Mümtazer Türköne’de eski yer isimlerine desteğini köşesinde açıkladı.
“Norşin” ve “Potamya” bilinçli tercihlerdir. Özellikle “Norşin” adeta şifreli bir sözcük olarak kullanılmıştır.
Çünkü Norşin (Cengiz Çandar’a göre Ermenicedir) nurun doğduğu yer anlamına gelmektedir. Bu adın verilmesi de bilinçlidir. Çünkü Nurculuğun lideri olan Said-i Nursi medrese eğitimini orada almıştır!
Bir bakıma nurculuk orada doğmuştur.
Atatürk için “deccal” diyen Said-i Nursi’nin, nurculuk hareketini başlattığı yer özel olarak seçilmiş ve “Norşin” de özel olarak ifade edilmiştir.
Nurculuğun en etkili cemaati olan Fetullah Gülen cemaatinin iktidar içindeki etkisi de dikkate alındığında “Norşin” söylemi daha bir anlam kazanmaktadır!
Başbakan için geçen yıl her hangi birisi “Potamyalı” dese idi ne olurdu? Kesin Başbakanın hiddetine uğrardı. Tıpkı Rize’de ekonomik krizden bahseden başörtülü kadın gibi… Mersinli çiftçi gibi…
Şimdi kendisi doğduğu ilçe için “Potamya” diyor!
Güneysu ilçesinin Rumca adı öne çıkarılıyor. Başbakan “demokratik açılım” gayretleri ile Pontus’çuların ekmeğine yağ sürdüğünün acaba farkında mı?
Güroymak’da Ermenice “Norşin”, Güneysu’da Rumca “Potamya” sözcükleri bilinçli seçilmiş şifreli sözcüklerdir.
Bu söylemler ayrışmaya hizmet eder, kaynaşmaya değil. Tıpkı Başbakanın “Ben Türküm ama eşim Arap” demesi gibi…
“Alt kimlik”,” üst kimlik” tartışmaları bizi nerelere sürüklüyor? Sanki bizi yönetenler, Almanya’da Lingen Akademisinde 15 Eylül 1988 günü konferans veren; Alman Doğu Enstitüsü’nün Müdürü Udo STEİNBACH’ı haklı çıkarmaktadır…
Atatürk’ü de haksız…