| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Güncel | Siyaset | Spor | Ekonomi | Medya | İz Bırakanlar | Foto Galeri | Videolar | Bugün: 8 Eylül 2010 | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
FARKLILIKLAR MI,ORTAK YANLAR MI?
GÖRÜŞ HİLMİ TAŞKIN Farklılıklar mı, ortak yanlar mı öne çıkarılmalıdır. Ülkemizde hemen her konuda akıl almaz bir tartışma yaşanıyor. Nedense bir türlü karşılaşılan sorunları çözebilecek ortak akıl oluşturulamıyor. Bu tartışmaların toz dumanı arasında Türkiye hızlı bir değişime doğru yol alıyor. Bu değişim; değişimi yapanlar tarafından “demokrasi” , “AB ‘ye uyum” gibi sözler ile kamuoyuna sunulyor. Son tartışma konumuz olan gece yarısı yasası da “AB’ye uyum” gerekçe gösterilerek savunuluyor. “AB’ye uyum”!.. Peki neden milletvekili dokunulmazlığı konusunda AB’ye uyum gösterilmiyor? Avrupa’da olmayan dokunulmazlık zırhı biz de var? Ya da Siyasi Partiler ve Seçim Yasası neden bu hali ile duruyor? Orada da “AB’ye uyum” gerekçe gösterilerek, AB normlarını kabul edin bakalım! Etmezsiniz... Edemezsiniz... Nalıncı keseri gibiyiz. Hep kendimize yontarız... AB’den de bu konularda talep hiç gelmez! Tıpkı ABD’nin Irak’a “demokrasi getirmek” adına yaptıkları gibidir, AB’nin bizden “demokratikleşme” adına talepleri... Önemli olan onların gelecek planıdır! Peki onların (ABD ve AB’nin) gelecek planları nedir? “Değişim” adına yapılanları doğru okuyabilirsek o planı görmemiz olanaklıdır. Aksi halde toplum mühendislerinin bize sundukları ile “değişim” değirmenine su taşırız. O “değişim” sözcüğü ile, “AB’ye uyum” sözcüğü ile ve “BOP’un eşbaşkanıyım” itirafının yüklemiş olduğu görev ile yapılanlar ve yapılmak istenenlerin tek bir hedefi vardır. Ülkeyi Atatürk’ten ve Atatürkçülükten uzaklaştırmak. O nedenle hep farklılıklar öne çıkarılıyor. Oysa ki ulus devlet olmamızın devamı farklılıkların öne çıkarılması ile değil, ortak yanlarımızın öne çıkarılması ile olanaklıdır. Farklılıkların öne çıkarılması bizi Yugoslavya’nın durumuna düşürür. Acaba amaçlanan o mudur? Devlet olarak itirazımıza rağmen, ABD’nin “BOP Haritası” konusunda ısrarını sürdürmesi acaba neyin göstergesidir? Bu haritaya alışın mı deniliyor? ABD Başkanı Obama’nın ülkemize yaptığı ziyarette dile getirdiği talepler bir bir yerine getiirilmeye çalışılıyor. Son adım Heybeliada Ruhban Okulu! Artık bizden istenen “değişim” i gerçekleştiriyoruz! AB istiyor değişiyoruz... ABD istiyor değişiyoruz... Ahmet Taner Kışlalı’nın sözüdür. Farklılıklarımızı değil ortak yanlarımızı öne çıkarmamız gerekiyor derdi. Biz, bizden istenenler doğrultusunda farklılıklarımızı öne çıkarmak için çaba harcıyoruz. “Alt kimlik- üst kimlik” tartışmaları ile başladı bu süreç. Amaç ulusal kimliği yok etmekti. Daha sonra, “çok kültürlülük” tartışmaları başladı. Ve diğerleri... Tartışıyoruz. Değişiyoruz... Atatürk Cumhuriyeti limanından demir aldık uzaklaşıyoruz...Uzaklaştırılıyoruz... Acaba okul tabelalarından Türkiye Cumhuriyetini simgeleyen “T.C”. harflerinin kaldırılmış olması da bu uzaklaşmadan mı kaynaklanıyor? İsterseniz okul girişlerindeki tabelalara bakınız! Değişiyoruz, değiştiriliyoruz... Acaba nereye doğru sürükleniyoruz? Farklılıklarımızı öne çıkararak nereye gideceğimizi rahmetli Ahmet Taner Kışlalı söyledi. Yugoslavya!.. Sahi öyle bir devlet vardı değil mi?..
|
GALERİHABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Ayaronline © 2010 Tüm Hakları Saklıdır. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||