Siyasette yeni arayışlar ve hesaplar
Yerel seçimler sonrasında siyaset, yeni arayışlar ve yeni gelecek hesaplarına sahne oluyor. İktidar partisinin oy kaybı da bu arayışlarda etkilidir. Kimi siyasetçiler bu oy kaybının devam edeceğini düşünüyor. Bu düşünce de yeni arayışlara hız vermektedir.
Ülkemiz siyasetinde yıllardır merkez sağ da ciddi bir boşluk vardır. Bu durumun siyasette yarattığı rahatsızlık bir an önce tedaviye muhtaçtır. Merkezin güçlü olmadığı durumlarda uç partiler güç kazanırlar.
O nedenle oturmuş bir siyasi yapı için mutlaka merkez sağın ve merkez solun etkin varlığı gereklidir. Merkez solda %25’ler civarında olan CHP vardır. Merkez sağ ise % 4-5’ler civarına kadar gerilemiştir. AKP’nin bu denli oy almasında merkez sağın oy oranlarının düşmesinin de etkisi vardır.
Bu gerçek 22 Temmuz seçimleri öncesinde görülmüş ve merkez sağın toparlanması için DYP ile ANAP’ın birleşmesi gündeme gelmişti. DP çatısı altında bu birleşme gerçekleşemedi! Ya da gerçekleşmesinin önü tıkandı. O tıkama görevini yapanlar istediler ki bir dönem daha AKP iktidarı devam etsin!
Birleşme planları bozuldu ve AKP yine tek başına iktidar oldu.
İkinci AKP iktidarında yaşanan gelişmeler, ülkemizin bir dönem daha aynı çizginin iktidarını kaldıramayacağını göstermektedir. Bu nedenle yerel seçimler sonrası yeni arayışlar başlamıştır.
Önce DP Genel Başkanlığı için Hüsamettin Cindoruk gibi tecrübeli bir isim ortaya çıkmış ve kongrede genel başkanlığa getirilmiştir. Cindoruk, 22 Temmuz öncesi gerçekleşemeyen merkez sağda birlik için çalışmalara başlamış ve ANAP’tan bu konuda olumlu işaretler almıştır. Etkili çevrelerden taş konulmaz ise, bu birlik sağlanacağa benziyor.
DP’nin kongre sürecinde “yandaş medya”nın Cindoruk aleyhinde başlattığı karalama kampanyasının da gelecek kaygısından olduğu bir gerçektir!
Cindoruk’un amacı merkez sağı tek parti çatısı altında toplayarak, % 10–15 aralığında bir merkez sağ toparlanmayı gerçekleştirmektir.
Bu AKP’nin % 10 civarında bir oy kaybı demektir.
AKP’nin oy kaybına neden olacak bir başka adımı da, eski Başbakan Yardımcısı olan ve 22 Temmuz öncesi AKP’den kopan Abdullatif Şener atmıştır. Kurduğu Türkiye Partisi ile ve iktidara yönelttiği sert eleştirilerle yeni bir seçenek oluşturmak istemektedir. Hedef seçmeni daha çok AKP tabanıdır. Türkiye Partisinin % 4–8 aralığında bir yer alması düşünülebilir.
Yerel seçimlerin kampanya dönemi gösterdi ki, Saadet Partisi lideri Numan Kurtulmuş AKP’ye karşı etkili bir muhalefet yapıyor. Almış olduğu oy oranı da buna kanıttır. Saadet Partisinin ilk genel seçimlerde oy oranını daha da artırması beklenmektedir.
Saadet Partisi ilk genel seçimlerde barajı aşamasa bile zorlayacaktır. Tahminim % 8- 11 aralığıdır.
Bütün bu oy artışları doğal olarak AKP’nin oy kaybı demektir. Bu kaybın % 12- 16 aralığında olabileceği söylenebilir.
Bu hesabı yapanlar siyasette yeni arayışlara başlamışlardır. Hesap tutarsa ilk genel seçimden sonra AKP iktidarı olmayacaktır.
Yeni arayışlar ve gelecek planları bu nedenle hız kazanmaktadır!