"Rektörlük seçimine müdahale etmedim" diyen Canikli'nin bu sözleri tartışılıyor.Topşir ise Canikli'nin sürece müdahil olduğu noktasında ısrarlı.Peki kim doğru söylüyor?Giresun kime inanmalı?Bu tartışma,Sivas'ta öğretim gören Tıp Fakültesi öğrencilerini,ilimize getirmek için neden yapılmadı?
Giresun FM'de yayınlanan "HABER ÖZEL" programında gazeteci Mustafa Cici'nin sorularını yanıtlayan Afet Uzmanı Hemşehrimiz Ali Zafer Topşir,AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'nin istemesi halinde Giresun Üniversitesi Rektörlük seçimi krizinin ortadan kalkacağını söyledi.
Üniversite seçimleri sonrasında yaşananları demokratik geleneklerle izah etmenin mümkün olmadığını anlatan Topşir"Şu an da bir Anayasa Paketi tartışılıyor.Ben Evren Paşa'nın yaptığı Anayasa ile Tayyip Paşa'nın yaptığı Anayasa arasında içerik olarak bir fark göremiyorum.Onun için ben "HAYIR" oyu vereceğim.Giresunlu Rektöre "HAYIR" diyenlere destek vermem asla mümkün değil.Şu anda oylanacak pakette siyasi partiler yasası ile ilgili neden bir değişim yok.Kenan Evren'in yaptığı yasada Önseçim vardı.Özal'ın yaptığı yasada ise tercih sistemi vardı.12 Eylül'de oylanacak Anayasa Paketinde Siyasi partiler Yasası ile ilgili ne var?Eğer Milletvekilleri gücünü halktan alsa Rektörlük seçimlerine bu kadar açık dahil olabilir mi?Ben konuyu sayın Ali Temür ve sayın Hacı Hasan Sönmez'le de konuştum.Ancak sayın Temür ve Sönmez'in,alınan kararlarda insiyatif kullanma imkanları yok gibi.Burada sayın Canikli'nin dediği oluyor gibi görünüyor.Ama Giresun'da olanlara üzülüyorum.
Kimse Canikli'ye itiraz edemiyor.İtiraz eden 7 il başkanı görevden alınmış.İtiraz eden 6 Vali değişmiş.Peki Giresun'da hangi hizmet var?Tıp Fakültesi niye açılmıyor?Bunun sorumlusu kim?Kale'ye bir teleferik dahi yıllardır yapılamıyor.İnsan Urganla dahi bu teleferiği yapabilirdi"ifadesini kullandı.
Topşir" İslam önderlerinden Ömer Bin abdülaziz" Halk fakir idareci zengin ise böyle bir idareciliğin dinde yeri yoktur" diye konuşmuş.Bugün İslamın bu ölçülerine uyan idareci bulmak mümkün mü?Bu ülkede kaç fakir idareci var?Ömer Bin abdülaziz bu fikri kendi yaşamında hayata geçirmiştir."şeklinde konuştu
Rektörlük sürecinin bu noktaya gelmesinin Giresun'a zarar verdiğini kaydeden Topşir"Biz işin başında Giresun Üniversitesi için ideal bir Rektör aradık ve sayın Bahar üzerinde karar kıldık.Ardından sayın Bahar vekalaten Üniversite'ye Rektör olarak atandı.Ayrıca ilin Valisi,Belediye Başkanı ve Emniyet Müdürü başta olmak üzere ilin önde gelenleriyle tek tek tanışıp kaynaştı.Bu arada asla kadrolaşma yapmadı.Sadece boş olan 4 birime atama yaptı.Bizi üzen,Üniversite şoförünün dahil sayın Bahar'a daha ilk gün çok soğuk şekilde davranmış olmasıdır.Bazı idareciler sayın Bahar'ın göreve atadığı idareciler 2 ay oda dahi vermediler.Devlet yönetiminde bunların olması normal midir?Sayın Bahar ayrıca kimseyi görevden uzaklaştırmamıştır.Derken seçim oldu ve sayın Bahar 31 oyla birinci oldu.Sayın Mustafa Türkmen ve sayın Aygün Attar da ikinci ve üçüncü oldular.Ancak nedense bu arkadaşlar YÖK tarafından sayın Cumhurbaşkanı'na iletilmedi."Dedi.
DEMOKRASİYE BAK HİZAYA GEL!
YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan ile yaptıkları görüşmenin detaylarını da anlatan Ali Zafer Topşir,yapılan bu görüşmede Bahar'dan istifasının istendiğini belirterek"Ankara'da yapılan bu görüşmede açık açık sayın Bahar'dan geri çekilmesi istendi.Tatsız sözler kullanıldı.Ancak sayın Bahar yasal haklarını sonuna kadar kullanacağını söyledi.Bunu, bildikleri için seçimi yenilemiyorlar.Eğer tekrar seçim yapılsa sayın Bahar'ı 200-250 avukatın savunacağını biliyorlar.Çünkü YÖK henüz sayın Gül'e listeyi sunmadı.Bazıları bu ayrıntıyı kaçırıyor.Sayın Bahar da hukuki haklarını sonuna kadar koruma konusunda kararlıdır.
NE YAPILABİLİR?
Onun için bu işi uzatmanın anlamı yok.Yapılacak iş bellidir.İlk üç sırayı sayın Gül'e sunmaktır.Sayın Gül bu isimlerden birini mutlaka atayacaktır.Eğer sayın Bahar olmayacaksa sayın Türkmen olsun.Ayrıca sayın Türkmen,Bahar ve Aygün hanım neden bir basın toplantısı yapıp bu haksızlığı gündeme getirmiyorlar anlayamıyorum.Üç bilim adamı bir araya gelip uzlaşmalıdırlar.Bence bu üçlüden biri Rektör olup diğer ikisi Rektör yardımcısı olsunlar.Daha düne kadar Üniversite Rektörleri ve senatoları ,iktidarları eleştirip halkın haklarını korurlarken şimdi şimdi Rektör adayları ,kendilerine yapılan haksızlığı dahi basın önünde eleştiremiyorlar.Demokrasi bunun neresinde.Türkiye nereye gidiyor?Eğitimi düzgün olmayan ülkeler gelişemez."ifadesini kullandı.
CANİKLİ'YE UZLAŞMA ÇAĞRISI
Afet Uzmanı Ali Zafer Topşir,kendilerinin Canikli'ye karşı bir tavır sergilemediklerini vurgulayarak"Bizim hiçbir zaman kendisiyle bir sorunumuz olmadı.Sayın Canikli'ye karşı bir tavrımız da olmadı.Biz,seçim öncesi bu konuyu Canikli ile görüşmek için randevu almak istedik.Ama sayın Canikli'nin danışmanı bizi azarladı.Sadece bir dövmediği kaldı.Buna rağmen bizim hala kendisine karşı bir tutumumuz olamaz.Çağırsın hemen gideriz.Dövsün sesimizi çıkartmayız.Ama bir konuşup tartışalım.Çözüm üretelim.Benim bu çanalarım da bir iletişim kurma çabasıdır.Emin olun başka bir niyetimiz yok ve olamaz.Çünkü biz siyasetçi değiliz.YÖK'te Trabzon lobisi var.
G.Ü TRABZON LİSESİ Mİ OLUR?
Sayın YÖK Başkanvekili Ömer Demir aslen Trabzonlu'dur.Erzinacn'a da Trabzonlu bir Rektör atadılar.Gümüşhane Rektörü zaten Trabzonludur.Ben Trabzonluların bu dayanışmasını taktir ediyorum.Ancak aynı dayanışmayı biz neden Giresunlular olarak yapamıyoruz?Ben,Giresun Üniversitesi'nin Trabzon Lisesi olmasını istemiyorum.Asla Trabzonlulara karşı değilim.Olaya biraz da tersinden bakalım.K.T.Ü'de kaç Giresunlu bilim adamı ve yönetici var?Türkiye'de kaç Giresunlu Vali var?Bunları iyi sorgulamamız lazım.Giresun köy görüntüsünden kurtulup hizmet almak istiyorsa 100'e yakın yetişmiş Profesör düzeyindeki bilim adamlarına sahip çıkıp,onları bürokraside üst düzey görevlere taşımalıdır.Bugün Ankara'da kaç Giresunlu bürokrat var?
Olanlar da görevden alındı ama hiçbir sivil toplum örgütümüzün sesi çıkmadı.Örneğin İsmail Kemaloğlu,Mustafa Yüksek ve Sabri Uzun acaba neden görevden uzaklaştırıldı?AKP Milletvekillerinin Ankara'ya taşıdığı tek Giresunlu olmaması normal midir?"diye sordu.
"DERNEKLER BÜROKRASİNİN ÖNEMİNİ ANLAMALI"
Topşir ayrıca bu konularda insiyatif kullanmayan ve kemençe peşinde dolanan Giresunlu Sivil Toplum örgütlerini göreve çağırdı ve bürokrasinin hizmetteki rolünün araştırılması noktasında herkesi uyardı.
HANEFİ AVCI'NIN KİTABINI AKPLİLER Mİ YAZDIRDI?
Topşir ayrıca Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın yazdığı kitabı da yorumlayarak"Ben bu kitabı alıp detaylıca okudum.Elimde belge yok ama genel intibam bu kitabın AKP içindeki bir grup tarafından yazdırıldığı doğrultusundadır.Sayın Fethullah Gülen grubuna karşı olan bir grubun,AKP içinde mücadele başlatmak için bu kitabı yazdırdıklarını düşünüyorum.Ayrıca bu grup Gülen'e yakın ekibi tasfiye etmek istiyor.AKP'nin haberi olmadan bu kitabın yayınlanması çok zordur.Ben buna asla ihtimal vermiyorum.Fakat Gülen grubuna karşı olan bu grubun ismi noktasında şu an net ifadeler söyleyemem.Ama zamanla bu ortaya çıkar.Ayrıca referandum sonrası bu mücadelenin daha sert devam edeceğini tahmin ediyorum."dedi