Usta yazarlarımızdan Necmi Kaya,yaklaşan referandum öncesi oyunun rengini açıkladı.Peki Kaya'nın görüşü ne?Son yazısını bu konuya ayıran Kaya,Türklük tanımının kaldırılacağını öne sürdü
İşte Yazarımız Necmi Kaya'nın son yazısı
TEK BİR KELİME
Necmi Kaya
12 Eylül’de Referandum var. Referandumda, Anayasa değişikliği için tek bir kelime söyleyeceğiz. Evet veya Hayır. Tek bir kelime ama, yaşamımızda neler değiştirecek.
-Referandumda Evet dersek; Anayasa Mahkemesini ve Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulunu siyasallaşacak, iktidar partisi yasama, yürütme ve yargı gücünü ele geçirecektir. Yani güçler ayrılığı ilkesi ortadan kalkacak, güçler birliği ilkesi gelecek. Peki bu güç nasıl kullanılacak? Evet diyecekseniz bunu iyi düşünün.
-Değişikliğin, çalışanlara toplu sözleşme hakkı getireceği söyleniyor. Peki çalışanlara grev hakkını niçin getirmiyorlar.
-Getirilen değişiklikle, kimsesiz çocuklar, devletin koruma ve bakımından yararlanabilecekmiş. Peki bunun için anayasal bir hüküm gerekiyor mu? Sosyal devlet nerede? Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu neden var?
''Bu anayasa değişikliğinde Türk milleti yoktur, Türk milletinin sorunları yoktur,
işsizlik, yolsuzluk, sefalet, milyonların derdine deva olacak bir unsur yoktur. Bu anayasa değişiklik paketi içinde üniversitede başörtüsü sorunu yoktur, imam hatipler yoktur, katsayı yoktur.
Bu paketin içinde 8 yıldır iktidarda olan partinin, birden bire Anayasa değişikliği istemesinin altında bölücülüğün önünü açma zihniyeti vardır.
Bu anayasa değişik paketi sürecinin ve önümüzdeki referandumun iki amacını siyasiler şöyle yorumluyorlar: Bölücülük ve yolsuzluk...
-Birincisi bölücülüğün önünü açmak,
- ikincisi yargı önünde hesap vermekten kurtulmak.
12 Eylülde referandum sandığı önünüze gelecek. Bu referanduma sadece Anayasa'da değiştirilecek maddelerin oylaması olarak bakmayın. Bu referandum genel seçimlerin provası olacaktır.
Tercihiniz AKP 'nin yaptıklarını onaylamak olacaksa, bir karar vereceksiniz. Ülke sizin, karar sizindir. Bu kararın dönüşü yok. Ne karar verirseniz verin. Referandumdan çıkan sonuç Türkiye'nin hangi yola gideceğini belirleyecek.''
12 Eylül 1980 sorumlularının yargılanması aldatmacası
Sayın Başbakan 20 temmuz Salı günkü grup konuşmasında Rahmetli Mustafa Pehlivanoğlu’ndan bahsetti. Ülkücü Şehidin ailesine yazdığı mektubu okudu. Sorarım hem de Allah aşkına Tayyip Erdoğan ve ekibi merhumu ne zaman tanımıştır ve Bir fatiha bağışlamışmı dır?
Erdoğan, Mustafa Pehlivanoğlu’nun mektubunu okurken merhumun şu cümlelerini bilerek söylemedi. “Şunu hiç bir zaman unutmasınlar ki, Mustafa’lar ölür, Allah davası ölmez, milliyetçilik yaşar. Kellemi verdiğim bu yolun zaferi yakındır. Zafer her zaman Allah’a inananlarındır” sözünü okumadı!
“Anayasa değiştirilince ve vatandaşlıktaki Türklük tanımını kaldıracaktır. Haliyle vatandaşlık tanımı da değiştirilecek. Herkes kendi etnik kökenini ifade edebilecek ve üst kimlik olarak ‘Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım’ diyeceklerdir ”
Böyle zihniyete sahip insanların, Türk Milleti uğruna idam edilmiş bir ülkücünün mektubunu bile kendi lehlerine yorumlamaya çalışması, insanlık adına utanç vericidir!
Başbakan Erdoğan, şimdi çıkmış ortaya "MHP'li kardeşlerimizden, CHP'ye, BDP'ye gönül vermiş kardeşlerimden 'evet' bekliyorum'' çağrısında bulunarak, sadece 12 Eylül ile hesaplaşmak adına değil, bir daha 12 Eylüllerin yaşanmaması için hepsinden ''evet'' beklediğini dile getiriyor. Kendileri 12 Eylül den ne çekti acaba?
Elbette ki 12 Eylül 1980’le hesaplaşacağız. O dönemi en yakın yaşayanlardan biri olarak söylüyorum.
80 darbecileri ülkemizde tek bir şeyde eşit davranmıştır oda işkence de. Hem Ülkücülere Hem de Devrimcilere yıllarca işkence yapılmıştır ve suçsuz yere 10 larca genç idam edilmiştir. Fakat Sayın Erdoğan ve Ekibi o zaman gömlek değiştirmemişlerdi, idam sehpasına gidenlerin kimler olduğu halkımız çok iyi biliyor. Bırakın idamı içlerin de JOP muayenesi olanları var mı ki Hangi yüzle Ülkücülerden ve Devrimcilerden Evet oyu istiyor.
Sırf siyaset olsun diye, ülkemizin geleceğini ateşe atamayız.
Elbette ki yapılanları unutmayacağız. Çekilen çileleri hafızalarımızda taşıyacağız.
Haklarımızı asla helal etmeyeceğiz. Ama bizim unutmayacaklarımız sadece bunlar mıdır?
Soracağımız hesaplar, yalnızca bu dönemden mi ibaret olmalıdır? Bizim mağduriyetlerimiz sadece bu döneme mi aittir?
Ben o dönemin bir Ülkücüsü olarak hafızaları tazelemek istiyorum. Devrin şartlarında, en müşkül anlarda gösterdiğimiz fedakârlıkları bir gün bile hayırla hatırlamayanların oyuncağı mı olacağız?
Gencecik fidanlarımız toprağa verilirken, kim bu can verenler diye merak edip ardımızdan bir fatihayı bile esirgeyenlerin tuzağına mı düşeceğiz?
Bunlar neyin mücadelesini veriyorlar, ne yiyip ne içiyorlar, nasıl yaşıyorlar diye merak ederek Allah rızası için hatırımızı bile sormayanların, figüranı mı olacağız?
Hayır, yüreğinde millet sevgisi olan hiçbir arkadaşım buna kanmaz.
Ülkücüler,
ZEMZEMLE ZEHİRİ BİRLEŞTİRİP ALTIN KÂSEDE İÇİRMEYE ÇALIŞANLARA KANMAYACAKTIR.
Anayasa değişecekse,
12 Eylül anayasasının vesayetçi yapısı değişsin.
Yargı bağımsız olsun
Hak ve özgürlükler genişletilsin.
YÖK ve RTÜK için düzenleme yapılsın
Çalışanlara Grev hakkı tanınsın
Dokunulmazlığa dokunulsun.
Referandumda Evet diyerek bütün gücü İktidarın eline vermeyin. Değişikliğin paket olarak gelmesi; dayatmadır, samimiyetsizliktir, büyük bir tehlikedir. Değişikliğin paket olarak gelmesi Hayır için en büyük nedendir.
Evet diyecekseniz evet ama neye evet. Bir kez daha düşünün, bir kelime ama…
Bu habere toplam 2 yorum yazılmıştır.
volkan
[ 24 Temmuz 2010, 17:23 ]
sevgili abiciğim gerçekten doğru dürüst şeyler yazmışsınız... bu yazınıza yorum yapan kardeşimiz e de sadece sormak istiyorum.... bu yazının neresinde chp ağzıyla yazılan bir kelime var onu gewrçekten merak ediyorum... cahilliğime sayarak kısada olsa küçük birkaç kelime lik yorum yaparsa sevinirim.. hayır diyenler evet diyenler siyasi olarak değil alkllah rızası için oy kullanacaklar... türkiye hepimizin ve hepimizin olacaktır... saygılarımla
Kimmiş bu yazar arkadaş?Aceba chp ağzıyla konuşmak hoşuna gidiyor olsa gerek.İnsanımızı yanlış yönlendiriyor tıpkı chpliler gibi.Yüksek yargıya ve kurula seçilecek üyelerin en çoğunu Tüm türkiyedeki 10000 hakim ve savcı seçecek mi seçmeyecek mi?Bu haliyle nasıl yargı ak parti tarafından ele geçirilecek:Eğer yaza sa ikna etsin bizi.Tabi bu seçim usulünden haberi varsa.Siz de sitenizde bu yorumu yayınlayın da görelim demokratlığınızı.Farklı seslere tahammülünüz ne kadarmış öğrenelim.
Yorumların tamamını okumak için tıklayın.